Ana Sayfa / Haberler / Tıbbiyeli Hikmet’in Torunu Cumhuriyetçi Hekimler’den Aday

Tıbbiyeli Hikmet’in Torunu Cumhuriyetçi Hekimler’den Aday

Tıbbiyeli Hikmet’in Torunu Cumhuriyetçi Hekimler’den Aday

Tıbbiyeli Hikmet’in torunu TTB seçimlerinde hangi grubun adayı?

Geçtiğimiz aylarda Zeytin Dalı Harekatı’nın 4’ncü gününde yaptığı “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklamasıyla Afrin Operasyonu’na karşı çıkarak ülke gündeminde ismi çokça duyulan Türk Tabipleri Birliği’nin(TTB) oda seçimleri yaklaşıyor. 2 yılda bir yapılan seçimlerde farklı gruplar yeni dönemde tabip odalarını yönetmek için birbirleriyle yarışacak. Tabip odalarının en büyüğü olan İstanbul Tabip Odası’nın seçimi ise 15 Nisan Pazar günü İstanbul Erkek Lisesi’nde olacak.

Tabip odasını yönetmeye aday olanlar arasında ise ilginç bir isim bulunuyor: 14 Mart 1919’da İngiliz işgali altındaki İstanbul’da isyan bayrağını çeken ve Sivas Kongresi’nde Mustafa Kemal ile birlikte “ya istiklal, ya ölüm” şiarıyla hareket eden Tıbbiyeli Hikmet’in torunu Burak Orhan Boran.  Kendisi de dedesi gibi cerrah olan Boran, “bilimin ve birliğin gücü” sloganıyla yola çıkan Cumhuriyetçi Hekimler grubunda Merkez Delegasyon adayı olarak bulunuyor.

Tıbbiyeli Hikmet Kimdir?

       Dr. Burak Orhan Boran – Cumhuriyetçi Hekimler Adayı

İstanbul işgal altındayken o dönem Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane günümüzdeki ismiyle İstanbul Tıp Fakültesi İngiliz birlikleri tarafından işgal edilir. Okulun kuruluş yıl dönümünü olan 14 Mart 1919’da ise Tıbbiyeli Hikmetin önderliğinde büyük bir gösteri düzenlenir, İngilizlerin gözleri önünde okulun iki kulesinin arasına dev bir Türk bayrağı asarlar ve bu olay Milli Mücadele’nin fitilini ateşleyen olaylardan biri olur. Bu gösteri ona Sivas Kongresi’nde delege olarak katılma fırsatı verir, bu fırsatı iyi değerlendiren Tıbbiyeli Hikmet ise kongrenin en aktif üyelerinden biri olur ve Anadolu’daki direniş örgütlerinin bir çatı altında (Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti) birleşmesi teklifini veren kişi olur.

Tıbbiyeli Hikmet kongrenin başkanı Mustafa Kemal’e:

”Paşam, temsilcisi olduğum Tıbbiyeliler beni buraya İstiklal davamızı başarmak için gönderdiler. “Mandayı” kabul edemem… Bunu kabul edecek olanları şiddetle reddederiz. Örneğin “manda” düşüncesini siz bile kabul etseniz, sizi de reddederiz. Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak ilan eder; şiddetle lanet ederiz!” …Etraf bir anda buz kesilir. Mustafa Kemal etrafına döner ve der ki:

”Arkadaşlar gençliği görüyor musunuz, Türk Ulusunun asil kanının ifadesini? ”

Tarihi bir an yaşanmaktadır kongrede, Mustafa Kemal’in Tıbbiyeli Hikmet’e söyleyeceği son cümle Milli Mücadele’nin parolasını verecektir.

”Evladım müsterih ol, gençlikle iftihar ediyor ve güveniyorum. Küçük bir azınlık dahi kalsak mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez:

Ya İstiklal,ya ölümdür.” der.

Bu konuşmalardan sonra kongrenin havası değişmiş ve mandacılık fikri reddedilmiştir.

Soyadı Kanunu ile Boran soy ismini alan Hikmet Boran, bazen Anadolu’nun en ücra köşelerinde doktor, bazen ise bağımsızlığın vücut bulmuş halidir. 1945’te hür Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak mücadelesini verdiği topraklarda hayata gözlerini yummuştur.

Akıllarda ise Mustafa Kemal’in Tıbbiyeli Hikmet için söylediği şu söz kalmıştır:

“Ben Milli mücadeleye çıktığımda ordunun da halini gördüm, saltanatın da. Bir de bağımsızlık ışığı gözünden parlayan Dr. Hikmet’i”

Ahmet Volkan Kara- Çapa Atatürkçü Düşünce Kulübü Başkanı
Stj. Dr. Eren Öztürk- İstanbul  Tıp Fakültesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir