Milletimizin adı Türk’ü silmeye, TTB’nin Anayasa güvencesinde Kamu Kurumu niteliğine dokunmaya Kimsenin Gücü Yetmez

 

Cumhurbaşkanı’nın dün yaptığı talihsiz açıklamayı üzüntüyle öğrendik.

Mevcut TTB Yönetimi, vatan bütünlüğünü korumak üzere Türkiye Cumhuriyeti Ordusunun Afrin’de başlattığı harekata karşı yayınladığı bildiri ile geniş kamuoyu ve hekimlerin ezici çoğunluğunda derin bir infiale yol açmıştır. Hak ettiği büyüklükte de tepki almıştır.

TTB yönetiminin kaynağı olduğu krizin nedeni, mevcut yönetimin Türk milletine yeterli düzeyde yakınlık duymamasından ve ABD emperyalizminin psikolojik savaş aleti haline gelmesinden kaynaklanmaktadır.

Çözümün anahtarı bu tespittedir.

Milletin, TTB yönetimine duyduğu haklı tepkisini suiistimal ederek, kökleri Çanakkale ve İstiklal savaşlarında olan; Anayasamızın 135. Maddesine dayanarak kurulmuş Kamu Kurumu niteliğindeki meslek örgütümüzün bu vasfını ortadan kaldırmayı ima eden söylemlerde bulunmak, Türk milletinin adını Birliği’mizden silmeye kalkmak, samimiyetsiz, fırsatçı ve beyhude bir girişimdir.

Türk milletinin adını Anayasadan çıkarma gibi artık tarihin çöplüğüne atılmış hevesleri hatırlatmaktadır.

Türk milleti ve onun hekimleri bu kabil heveslere geçmişte geçit vermediği gibi bugün de vermeyecektir.